www.karincakararinca.com
Ana Sayfa Kütüphane Kızılderililer Gök Günlüğü iletisim English
Sular yükseldikce balıklar karıncaları yer,sular çekildikce de karıncalar balıkları yer.  

 

Kizilderililerin kullandiklari diller incelendiginde batinin "sanat" anlayisini ifade eden es anlamli bir kelime bulunamaz. Kizilderililer için sanatin amaci, sadece töresel inançlarini devam ettirmek, atalarina ve diger kabile üyelerine saygi göstererek onlarin ruhlarini ve kendi ruhlarini tatmin etmektir. Topraklarina, atalarina ve inançlarina çok bagli olduklari için bu özelliklerini sanata da yansitmaktadirlar. Ancak, bu konu farkli bir bakis açisindan degerlendirilmelidir.

 

Eski inançlarin korunarak yeni nesillere aktarilmasini saglayan etkinlikler arasinda "Pow-wow" adi verilen, genelde bir hafta ya da daha uzun süren toplu kutlamalarda geleneksel kiyafetler esliginde sarki söyleyip dans etmek yer alir. "Pow-wow" terimini inceledigimizde; 'o hayal ediyor, o rüya görüyor' anlami ile karsilasiriz. Isminden de anlasildigi gibi bu törenler esnasinda ruhlarla iletisim ve ruhlarin diyarina dogru bir yakinlasma söz konusu olur. Müzik ise bunu basarmada en önemli etkendir.

 

Kuzey Amerika'da Kizilderili müzigi genel anlamda fonksiyoneldir, halen günlük yasamin vazgeçilmez bir parçasidir ve genelde dini amaçli kullanilir. Müzigin sihir gücü, onun estetik yapisindan daha önemlidir. Genelde beyazlarin müzige bakis açisi estetik düzeyde kaldigi için, Amerikan yerli halki müzigi, yillarca, tipki Kizilderililer gibi, beyaz irk tarafinca hor görülmüs, az ve yanlis tanindigi için küçümsenmis ve "barbar" insanlarin garip ve anlasilmasi güç ürünleri olarak lanse edilmistir. Bu tavirlardan dolayi pek çok insan, onlarin dünyaya bakis açilarini anlayamamis, müzigin dindeki önemini ve günlük yasamdaki yerini kavramakta zorlanmistir.

 

Yerliler müzigi sosyal danslara eslik etmede, oyunlarda, törenlerde kisacasi hayatin her evresinde kullanmaktadir. Dogum, evlilik, ölüm ve gömme törenlerinde müzik daima vardir.

 

Müzik, dogaüstü gücü kisilestirmede kullanilan bir çesit semboldür. "Healing Songs" adi verilen "Iyilestirme Sarkilari" hastaliklari iyilestirmek, ölümü uzak tutmak, kisisel sagligi korumak ve tüm kabilenin uyumlu birlikteligini sürdürmek için söylenir. Ya da bol ürün elde etmek, dogaya sükretmek ve çesitli zorluklari yenebilmek için sarkilar söylerler. Papago Woman adli kitapta Maria Chona'nin su sözleri yer alir: "Her seyi iyilestirmek ve her zorlugun üstesinden gelmek için kullandigimiz yöntem sarki söylemektir." Böylesine amaçlar bizlerin bati terminolojisinde "müzik" olarak adlandirdigimiz kavramin çok ötesinde yer almaktadir.

 

Ruhlarin insanlara sarkilar ögreterek zorluklara karsi direnç ve dayanma gücü verdikleri düsünülür. Dolayisiyla, sarkilarin çogu dualardan olusur ve dinsel duygularin derinligini tasir. Bazi sarkilarin anlami ise çok kutsaldir. Saatlerce süren dinsel dualarda hiç yanlis yapmadan ve tek bir hece bile atlamadan sarki söylemek gerekir. Yoksa dinsel tören basarisizlikla sonuçlanabilir.

 

Kizilderili için müzik sanat degildir, fakat hayati ifade etmektir. Bir yerli, kendi kabiliyetini göstermek için sarki söyleyip dans etmez. Dinleyenleri ve seyredenleri eglendirmek gibi bir amaci da yoktur. Müzigi ve dansi, onun inançlarini ve umutlarini temsil etmektedir. Sarkilarin esas amaci, trans haline geçip, ruhlarin garip diyarina biraz olsun yaklasabilmektir.

 

Amerikan yerlileri kendi iç benliklerinden çikan sarkilara inanirlar ve bunlara itaat ederler. Genellikle halüsinasyon görürken özel bir sebeple sarkilar yaratilir. Rüya sarkilari veya halüsinasyon sarkilari "jimson" otu ve "peyote" kaktüs sularinin kullanilmasiyla yaratilir. "Teonanacatl" adini tasiyan bir mantar türü ve "ololiuqui" olarak anilan tohumlarin kullanimi da yaygindir. "Coca" yapraklari da çignenmektedir. Bu bitkiler ve etkileri sayesinde yaratilan sarkilar kisisel hazine gibi algilanir. Sarkilarin baskalari tarafindan ögrenilmesi istenmez; böyle bir olayin sarkinin gücünü azaltacagi düsünülür. Ancak sarkinin sahibi ölürken, kabile üyelerinin önünde sarkisini söyleyebilir ve özel bir bag olarak kalmasi için sarkisini digerlerine miras birakabilir.

 

Kuzeyde sarkilarin söz olarak pek anlami yoktur ama güneybatida siirsel güzellik tasir, dogayi ve onun sonsuz güzelligini anlatir. Sarkilar kisisel veya kabileye ait olabilir. Sarkilar baskalarina aktarildiginda ise inanca bagli olarak satilmali veya alinmalidir. Satin alinan sarkilar avcinin iyi avlanmasini saglar ve onu yüreklendirmede büyük rol oynar.

 

Kuzey Amerika yerlilerin müzigi vokal agirliklidir. Uzun notalarda Asya'ya özgü duraksamalara rastlanir. En çok rastladigimiz ses stili "sert ve titrek" olanidir. Bu stil, sarkiya renk katmak için kullanilmaktadir. Sarki söyleme teknigi degiskendir. Yasanilan bölgeye ve kabileye göre farklilik gösterebilir. Yerliler yüksek sesle sarki söylemeyi severler. Genellikle beyazlar bu seslerin kulak tirmaladigini ve rahatsiz edici oldugunu düsünür. Bazi sarkilar sadece seslerden meydana gelmistir ve kelime olarak hiçbir anlam tasimazlar. Bazi sarkilar oldukça kisadir ve birçok kere tekrar edilir. Sözler veya heceler, yüksek sesle ve "cigerden atilircasina" kuvvetli bir sekilde tekrarlanir. Tam sarkinin sona erdigini düsündügünüzde, örnegin Kiowa Yuvarlak Dans sarkilari veya Taos Pueblo Dans sarkilarinda oldugu gibi, ayni sertlikle sarkinin devami gelir ve dinleyicileri sasirtabilir. Arastirmalara göre Sioux Kizilderilileri, en yüksek sesle sarki söyleyenlerdir. Navaho'lar da onlara benzer. Apache ve Pueblo'lar ise normal sayilabilecek tonda fakat Avrupa stilinden çok farkli biçimde sarki söylerler. Pueblo Kizilderililerinin müzikleri diger kabilelerle kiyaslandiginda fazlaca çesitlilik göstermektedir. Cografi farklilik sarkilara dolayli olarak yansimaktadir.

 

Genelde, profesyonel anlamda müzik uzmanlari yoktur. Ancak samanlar müzige olan katkilari ve yatkinliklari ile bilinmektedirler. Yerli halka göre, bu kisilerin dogaüstü güçleri müzik ile özdestir. Samanlarin hayatin gizemini çözmede ve hastaliklari iyilestirmede yardimci olduklari düsünülür. Ayrica "kurtlar" olarak çagirilan erkek savasçilarin savas sarkilari büyük önem tasir. Savasçilar ve onlarin sevgililerinin birbirleri için söyledikleri bu sarkilar cesareti ön plana çikarmak için kullanilir. Kadinlar sarkilarini erkekleri için söylerler, onlari yüreklendirmek ve destek vermek için mizah yüklü sarkilar yaratirlar. Ayrica dünyanin her yerinde oldugu gibi anneler bebeklerine ninni söylerler. Sarkiya katilmalari istendiginde erkeklerden bir oktav daha yüksek sesle söylerler.

 

Müzik enstrümanlari incelendiginde, Kizilderililerin genellikle vurmali çalgilar kullandiklarini görmekteyiz. Davullar ve çingiraklar, deniz kabuklari, kus gagalari, geyik tirnaklari ve hayvan boynuzlari birer müzik aleti olarak kullanilmaktadir. Flütler ve düdükler ayrica bazi yayli enstrümanlar kullanilir. Fakat, Avrupalilarla tanismadan önce yayli enstrümanlar Kuzey Amerika'da bilinmiyordu. Birçok kabile deri ile kapli su davullarini ve çingirak çesitlerini kullanmaktaydi.

 

Amerikan yerlileri için davul hayati önem tasimaktadir. Davulun hayattaki bütün güçleri temsil ettigi düsünülür. Davullarin ritmi, toprak ananin nabzinin ve Kizilderili yüreklerinin simgesidir. Onlarin mistik güç tasidigina inanilir ve kutsal olduklari kabul edilir. Davula insan muamelesi yapilir, onun ruhu olduguna inanilir ve ruhunu tatmin etmek için davulun onuruna yiyecek ve içecek birakilir. Yerliler davulun tonunu ayarlamak için tahtadan yapilmis su davulunun üzerine küçük bir delik açarlar, böylelikle ton ayari için buradan su eklenebilir veya çekilebilir. Suyun çok az miktari tinlama ve çinlama görevi yapar, fazlasi ise tonu bozabilir. Davullarin üst kismi kurudukça ton yükselir. En çok kullanilan davul türü ise el davuludur ve isteyen kisi bu tip davula sahip olabilir. Büyük davullara nazaran bunlara sahip olmak için siki kurallar yoktur.

 

"Rattles" adini tasiyan çingiraklarda en az davul kadar degerlidir. Sihirbaz hekim tarafindan kötü ruhlari kovmak için kullanilmaktadir. Bazi çingiraklar bir at kadar degerlidir ve bir at fiyatina satilirlar. Çingiraklarin içine kum ya da misir tanecikleri, minik taslar ya da tohumlar konur. Bacak çingiraklari genellikle "stomp" danslarinda kadin dansçilar tarafindan giyilerek kullanilir. Diz etrafina takilan küçük kaplumbaga kabuklarindan yapilmis bu çingiraklar, dansçinin hareketleriyle ses çikartir.

 

"Bull Roarers" boga kükremelerine benzetilen, bir kordona ilistirilmis, kenarlari tirtikli, ince ve düz tahta parçalaridir. Basin üzerinde döndürülerek rüzgarda çalinan bir enstrümandir. Hopi Kizilderilileri, "bull roarer" sesini gök gürültüsüne benzettikleri için yagmur duasinda kullanirlardi. Ayrica mistik amaçli törenlerde ruhlarin çikardigi ses olarak da bilinirdi. Günümüzde halen az yagmur yagan bölgelerde kullanilir. Üzerinde simsek resimleri görülür. Bazi kabilelerde ise artik çocuk oyuncagi olarak karsimiza çikabilir.

 

Tüm yerli törenlerinde flütlerin ve düdüklerin sesi duyulur. Özellikle Dakota bölgesinde yasayanlar mükemmel flüt çalmalari ile taninirlar. En ilginç düdük sesi ise "si yotanka" olarak adlandirilan ve Çim dansinda kullanilan düdüktür. Bunun sesi tipki bir boga gibidir. Atwater, Kizilderili flütlerinin dünyada en melankolik müzigi ürettigi savunur. R.Carlos Nakai adli flüt üstadi, bu tanima verilebilecek en güzel örneklerdendir. Flüt çalan her yerli, kendi elinin boyutuna göre kendi flütünü yapar. Dolayisiyla ayni sesi çikaran, tipatip birbirine benzeyen iki tane flüt bulmak mümkün degildir. Flütlerin üzerindeki parmak deliklerinin sayisi 5-7 arasinda degismesine ragmen, tamamen kisisel seçime baglidir. Ayrica müzelerde sergilenen eski flüt örneklerine baktigimizda tastan yapilma oyma flütlere ya da insan kolundan yapilmis flüt çesitlerine rastlayabiliriz. Tüm bu müzik aletleri tipki Kizilderililer gibi kendine has bir kültürün yansimasidir.

 

Kizilderililer, özellikle 60'li yillardan itibaren kendi geleneksel müzik ve danslarina sahip çikmaktadir. Kisiliklerini bulmak ve hayatta kalabilmek için geçmise sarilmayi tercih etmektedirler. Yerli inancina göre "geçmisi kaybetmek kendini kaybetmektir." Dolayisiyla çagdas yerliler bunun bilincinde olup geçmis kusaklardan aldiklari bu degerli mirasi yeni kusaklara aktarmaktadirlar. Böylelikle Amerikan tarihi boyunca yadirganmis, anlasilamamis ya da hor görülmüs bu insanlar, dogru kaynaklar araciligiyla kültürlerini ve inançlarini insanlara tanitmis olacaktir. Müzik bu asamada büyük rol oynayacak ve Kizilderililer için bir hayatta kalma metodu haline gelecektir.

 

Ece Perçinler   (Çalakalem dergisinden alinmistir)

 

KaRiNcA KaRaRiNcA