
Yeryüzü Şekillerinin Oluşması
Yeryüzü şekillerinin oluşması ve değişmesi hem iç, hem de dış güçlere
bağlıdır. Yüzeydeki yükselmelere dünyanın içindeki güçler, yani iç güçler
yol açar. Buna karşılık dış güçler, yani su, rüzgar ve buz bu yükseltileri
yeniden düzleştirmeye çalışır. Tektonik ve magmatik olaylar, arazi
yapılarının farklılığı ve dış güçlerin farklı etkileri çok çeşitli yeryüzü
şekillerinin oluşmasına yol açar. Bunlar:
Güçlerin Etkisi
Aşınma
Sürüklenme ve Taşıma
Tortullaşma ve Yeniden Oluşum Güçlerin Etkisi Dünya’nın kabuğunun
soğumasından bu yana sürekli yinelenen bir süreç söz konusudur. İç güçler
yüzeyde yükseklik farklılıklarına neden olurken, yani dağlar, kayalar,
çukurlar, yanardağlar ya da başka yükseltiler oluştururken, dış güçler de
bunları sürekli biçimde aşındırır, yontar ve doldurur. Güneş enerjisinin ve
iklim etmenlerinin (sıcaklık farkı, yağış, rüzgar vb.) etkisi altındaki
jeolojik süreçler dış güçleri oluşturur.AşınmaÇevre koşulları bir yüzeyin
çeşitli biçimlerde aşınmasına neden olabilir. Bunlar ortaya çıkış
biçimlerine göre fiziksel-mekanik, kimyasal, biyolojik ve biyokimyasal
aşındırmalar olarak sınıflandırılabilir. Aşınmanın derecesi o çevrenin iklim
ve hidroloji koşullarına bağlı olarak değişir.Fiziksel-mekanik aşınmaya
buharlaşmanın çok, yağışın az olduğu kurak bölgelerle yağışların genellikle
kar biçiminde düştüğü yerlerde rastlanır.
Deniz kıyılarında da bu tür aşınmalar görülebilir. Yağışın bol ve sıcaklığın
yüksek olduğu yerlerde ise kimyasal aşınma söz konusudur. Bu tür aşınmalar
özellikle tropik bölgelerde çok etkilidir.Günlük ya da yıllık sıcaklık
farklılıkları kayaların yüzeyinde gerilimlere neden olarak onların kırılarak
ufalanmasına yol açar. Ayrıca gene bu nedenle ortaya çıkan küçük çatlakların
arasına giren sular buz, tuzlar da kristal oluşturarak kayayı parçalar.
Rüzgar, su ve buzun da aşındırıcı etkisi vardır. Bunların taşıdığı katı
cisimler kayalara vurarak ufalanıp parçalanmasına neden olur.Kimyasal aşınma
daha çok suyun ve ona karışmış olan asitlerin etkisiyle ortaya çıkar.
Örneğin, tuz içeren kayaçlar yalnızca suyun etkisiyle çözülebilir. Buna
karşılık kireçtaşlarının eriyebilmesi için daha güçlü asitler
gereklidir.Ötekilerle karşılaştırıldığında hayvanlarla bitkilerin yol açtığı
biyolojik ve biyokimyasal aşınmanın önemsiz olduğu görülür. Aşınma genel
olarak toprak oluşumunda da önemli rol oynar.Sürüklenme ve TaşımaKopan
parçaların bulundukları yerden uzaklaştırılmasına sürüklenme denir.
Sürüklenme çoğu kez ışınmayla birlikte ortaya çıkar ve bunun sonucunda
aşınan yüzey yeniden aşındırıcı güçlerin etkisi altına girer. Sürüklenme
kütleçekiminin, suyun akım gücünün, buzun itici gücünün ve rüzgar
hareketinin artık hiçbir şeyi hareket ettiremeyeceği noktada son bulur. Bu
nedenle bazen dağların yakınındaki çukurlarda ya da dağların eteklerinde
sürüklenmiş parçalara rastlanır.Doğa güçlerinin bu parçacıkları daha
uzaklara götürdükleri de olur, buna taşıma denir. Özellikle ırmaklar
kopardıkları parçaları çok uzaklara götürebilir. Suyun aşındırıcı gücünün
etkisiyle oluşmuş “V” biçiminde vadilere rastlanabilir. Su gibi buz da
kayalardan parçalar koparıp uzaklara taşıyabilir ve “U” biçiminde vadiler
oluşturabilir. Denizin taşıyıcı etkisi dalgalar, gelgit ve akıntılarla
ortaya çıkar. Rüzgar ise özellikle koruyucu bitkilerin olmadığı kurak
bölgelerde büyük zararlar verebilir ve küçük parçaları binlerce kilometre
uzağa taşıyabilir.
Tortullaşma ve Yeniden OluşumTaşınan parçaların bir yerde çökelmesine
tortullaşma denir. Büyük parçalar dağlarla düzlükler arasındaki sınır
bölgesinde çökelerek teraslar oluşturur. Daha küçük parçacıklar ise eğer
kara parçası üstünde bir yerde çökelmemişlerse, denize ulaşır. Irmakların
taşıdığı parçalar kıyılarda deltalar oluşturur. Kıyıya yakın bir yere
çökelmeyen parçalar ise daha uzaklara giderek denizin dibinde birikir.
Milyonlarca yıl süren bu taşıma ve biriktirme bir süre sonra yerkabuğuna
baskı yaparak iç güçleri harekete geçirir, bunlar da yeniden yükseltilerin
ortaya çıkmasına neden olur.Dünya’mız son 570 milyon yıldan beri üç büyük
orojenez, yani dağoluşumu yaşamıştır. Bunların hepsi de yukarda anlatılan
aşınma ve biriktirme sonucu iç güçlerin hareketiyle ortaya çıkmıştır.
Günümüzden yaklaşık 500-408 milyon yıl önceki Kaledoniyen dağoluşumu
sırasında İskoçya, Norveç’teki dağlar, 387-248 milyon yıl önceki dağoluşum
sürecinde Apalaşlar, Urallar ve Orta Ren Dağları, 213 milyon yıl önce
başlayan son dağoluşumunda ise Alpler, Andlar, Kayalık Dağlar ve Himalayalar
ortaya çıkmıştır.
Yeryuvarlağının Yapısı ve Yer Şekillerinin Oluşumu
1) Yeryuvarlağının yapısı: Yer yuvarlağının yapısı; güneş sisteminin ve
evrenin oluşumu ile açıklanabilir. 15 milyar yıl önce evren çok yüksek
sıcaklık ve yoğunluktaki bir yapıdan, patlama sonucunda oluşmuştur.
2) Yerkabuğunun yapısı: Yer, zamanla soğumaya başlamıştır. Ancak yerin iç
kısmı ise hala sıcaktır. Yer soğumaya başladıkça yeryüzü yavaş yavaş
şekillenmiştir.
Yeryüzünden yerin içine doğru inildikçe her 33 metrede 1 C sıcaklık
artmaktadır.
Yer kabuğu dünyayı dıştan kuşatan bir tabakadır. Taş kürenin en üst katını
oluşturur.
Yer kabuğunun alt katmanı ise bazalt birleşimindeki taşlardan oluşmuştur. Bu
yapıya sima denir.
Yerkabuğunun Malzemeleri (Kayaçlar)
1) Püskürük Taşlar
a) İç püskürük taşlar: Yer kabuğu altındaki mantonun yer kabuğunun çatlak ve
kırık kısımlarından tıkanarak soğumasıyla oluşan taşlardır. (Granit)
b) Dış püskürük taşlar: Yer kabuğu altındaki mantonun yer kabuğunun çatlak
ve kırık kısmından yeryüzüne çıkması ve soğuması ile oluşur. (Bazalt ve
andezit)
2) Tortul taşlar : Diğer yüzüne dış güçler tarafından getirilen maddelerin
tortulanmasıyla (Üst üste birikmesiyle) oluşur. İçerisinde yer yer fosiller
bulunur.
a) Mekanik tortullar: Dış güçlerin etkisiyle getirilen çakıl, kum, kil gibi
malzemelerin yeryüzünün çukur yerlerine birikmesiyle oluşur. (Kum taşı, kıl
taşı)
b) Kimyasal tortullar: Suda erimiş halde bulunan minerallerin suyun geçtiği
yere çökelmesi veya tortulanması ile oluşurlar. (Kireç taşı, alçı taşı)
c) Organik tortular: Hayvan, bitki gibi canlı kalıntılarının üst üste
birikip katılaşması ile oluşan taşlardır. (Tebeşir)
3) Başkalaşmış taşlar :Tortul ve püskürük taşları yüksek sıcaklık ve basınç
altında kalarak değişikliğe uğraması ile oluşur. (Mermer oluşumu)
Yeryuvarlağının İç Yapısı
Yer yuvarlağının dış kısmını oluşturan katı tabakanın altında manto denilen
bölüm yer alır. Manto, yer çekirdeğinin örtüsü durumundadır.
Yer küre hacminin %80’nini manto oluşturur.
Mantodan sonra yer yuvarlağının iç kısmını çekirdek oluşturur. -Çekirdekte
sıcaklık 4500 C bulur.
Mantonun katı olan üst bölümü yer kabuğu ile birlikte taş küre olarak
adlandırılır.
Taş küre levha denilen büyük parçalar halindedir.
Jeolojik Devirler
Dünyamız şimdiki biçimini alıncaya değin değişik evrelerden geçmiştir.
Birbirinden farklı bu evrelerden her birine jeolojik zaman denir.
Jeolojik zamanlar dört tanedir ve yaklaşık 570 milyon yıl sürmüştür. Bu
dönemde oluşan tortul taşlar, o dönemde yaşayan canlıların fosillerini
içerir.
İç ve Dış Kuvvetler
Enerjisini yerin içinden alan kuvvetlere iç kuvvetler denir. (Dağ oluşumu,
kıta oluşumu ve volkanizmadır.)
Enerjisini güneşten alan kuvvetlere ise dış kuvvetler denir. (Akarsular,
rüzgarlar, dalgalar, vb.)
İç ve dış kuvvetler birbiriyle sürekli mücadele halindedir.
İç kuvvetler yeryüzünün kabartılarını meydana getirirken; dış kuvvetler ise
bunları aşındırarak ortadan kaldırmaya ve seviyesine yakın az engebeli
düzlüklere (peneplen) dönüştürürler.
Dış kuvvetlerin yer yüzünün yüksek kesimlerinin aşındırmasıyla elde ettiği
malzemeler yer yüzünün çukur yerlerinde (okyanus, deniz) biriktirmesi ile
jeoseklinaller oluşur. Bunların kalınlığı binlerce metreyi bulur.
Yerkabuğunun hareketleri
Yer kabuğu bir bütün değildir. Çatlaklardan ve kırık boşluklardan oluşur.
Yer kabuğu bir birinden ayrı parçalardan oluşur. Bu her bir parçaya levha
denir. Bu levhalar manto üzerinde yüzer haldedirler. Yaklaşık yılda 1-2 cm
hareket ederler.
Dağ Oluşumu
1) Dağ Oluşumu: Okyanus ve deniz diplerinde biriken kalın tortul tabakalar
(jeosenklinal) kıtalarının levha birbirine yaklaşması sonucu yan basınçlara
maruz kalırlar. Bu yan basınçlar sonucunda jeosenklinal eğer esnek yapıdaysa
kıvrılarak yükselir ve yer yüzünün kıvrım dağlarını oluşturur. (Toros dağı)
Jeosenklinal eğer sert yapıdaysa veya önceden yükselmiş kıvrım dağları
tekrar yan basınçlara maruz kalırsa kırılma olur. Yükselen bölümlere horst,
alçakta kalan kısımlara ise grabent denir. Yüksekte kalan horstlar dağı
oluştururken, alçakta kalan kısımlar, daha sonra akarsuların gelişmesiyle
ovaları oluşturur. (Ege bölgesi kıyı kesimleri. Burada yer alan boz dağlar
kırılma sonucu oluşan horstlardır. Bu dağlar arasında bulun ve üzerinde aynı
isimli akarsıların geçtiği Bakırçay, B. Menderes , ovalarında birer çöküntü
(grabent) alanlarıdır.)
2) Kıta Oluşumu: Yer kabuğunun geniş tabanlı alçalma ve yükselme
hareketleridir. Bu alçalma ve yükselme hareketleri çeşitli biçimlerde
olabilir.
Kıtaların yükselmesi sonucunda su seviyesi geri çekilir. Bu olaya denizlerin
çekilmesi yani reogresyon denir. Tam tersi durumuna da transregsiyon denir.
3) Volkanizma: Yer kabuğu altındaki kızgın mağmanın yer kabuğunun çatlak ve
kırık yerlerinden yeryüzüne çıkmasına denir. Bu sırada yeryüzüne katı gaz ve
akıcı maddeler çıkarır. (karbondioksit, taş, kaya)
Lavların üst üste birikmesiyle zamanlar volkanik dağlar meydana gelir. (K.
Ağrı, Tendirek, Nemrut vb.)
Volkan küllerinin yıllık birikmesiyle tüf tabakaları oluşur.
4) Deprem: Yerkabuğunu oluşturan katmanların yerlerinden oynamalarıyla
hissedilen sarsıntılardır. Oluşumlarına göre yerel depremler ve tektonik
depremler olarak ikiye ayrılır. Yerel depremler kısa sürede ve dar alanda
etkili olan yıkıcı etkileri az olan sarsıntılardır. Tektonik depremler daha
şiddetli etkili alanı daha fazla dolayısıyla tahrip gücü daha fazla olandır.
Ovalar ve Platolar
Ova: Ova akarsuların derince yer etmediği eğik olmaya, varsa da az olan
çevresine göre alçakta olan düz yerlere ova denir.
1) Oluşumlarına Göre Ovalar
a) Aşıntı Ovalar: Dış güçler tarafından aşırı dereceden aşındırıp,
düzleştirilmesi sonucu oluşur. Bu ovalara Türkiye’de rastlanmaz. Doğu Avrupa
bu konuya en belirgin örnek olarak bilinmektedir.
b) Çöküntü Ovalar: Yeryüzündeki çöküntü hendeklerin, dış güçlerin taşıyıp
getirdiği taklarla dolması sonucu oluşur. (Iğdır ovası)
c) Birikinti Ovası: İç kesimlerdeki ya da kıyılarda ki çukur alanların, dış
güçlerin taşıyıp getirdiği tortulların dolması sonucu oluşur. (Konya ve
Malatya ovaları)
d) Karstik Ovalar: Çökebilir taşların uzandığı alanlarda, suyun taşları
çözümlemesi sonucunda oluşan ovalardır. Bu çanakların tabanının tortullarla
dolup düzleşmesi ile karstik ovalar oluşur. (Teke ve Taşeli platoları)
2) Bulunduklarına göre ovalar: Ovalar kıyıya yakın ya da uzak olma
durumlarına göre kıyı ovalar ve iç ovalar diye ikiye ayrılır.
3) Yükseltilerine göre ovalar: Bazı ovalar deniz seviyesine yakın iken, bazı
ovalarda denizden 1000-2000 metre yüksektir. Bunlar grubuna göre ikiye
ayrılır.
Alçak ova
Yüksek ova
Plato
a) Aşıntı Platoları: Dış güçler tarafından yüzeyi aşındırılmış, akarsuların
derin vadiler kazdığı düzlüklerdir.
b) Kırılma (Tektonik) Platolar: Dikey yönlü basınçların etkili olduğu
alanlarda, eski kütlelerin kırılması ile oluşur. (İç Batı Anadolu platoları)
c) Volkanik Platolar: Geniş alanlara yayılan tüf ve akışkan lavların
düzleştirdiği alanların, akarsularla yarılması sonucu oluşur.
d) Karstik Ovalar: Kireç taşı gibi çözünebilen taşların bulunduğu alanlarda
oluşmuş platolardır. (Obruk, Taşeli platoları)
Yeryüzünün Biçimlenmesi (Dış Kuvvetler)
1) Mekanik (Fiziksel) Çözünme
Günlük sıcaklık farkının fazla olduğu yerlerde görülür. -Günlük sıcaklığa
bağlı olarak taşların ısınıp sonra soğuması sonucu oluşur. (Çöllerde
görülebilir)
2) Kimyasal Çözünme
Suyun taşları eritmesi, aşındırması, ve çürütmesi sonucu oluşur. Sıcaklığın
etkisiyle bu çözünme daha da artar. -Nemli bölgelerde daha da yaygındır.
3) Biyolojik Çözünme
Bitki köklerinin, kayalarının çatlaklarına girerek zamanla büyümesi ve bunun
sonucu genişleyerek kayaların çatlamasına denir.
Toprak Oluşmu ve Toprak Türleri
Toprağın oluşması için önce kayaların çözünmesi gerekir. Canlı
kalıntılarıyla oluşabilir. Toprağın oluşumuna etki eden faktörler; iklim,
bitki örtüsü, yer şekilleri, taşların özelliğidir.
a) Taşınmış Topraklar: Dış kuvvetlerin taşıyıp getirdiği malzemelerin
birikmesiyle oluşur.
Üç çeşittir:
Alüvyonlar : Kum ve çakıl gibi maddelerin oluşumuyla oluşan topraklardır.
Morenler (Buzul Taşlar) : Buzulların taşıyıp biriktirdikleri, üzerleri çoğu
kez parıltılı yada çizikli taşlardan oluşur.
Lösler : Rüzgarların, kurak bölgelerden az çok yağışlı bölgelere taşıyıp
yığdıkları, katmanlaşmış ince ögelerden oluşan toprak.
b) Yerli Topraklar: Bu topraklar, kayaların çözüldüğü yerde oluşan
topraklardır.
İki gruba ayrılır:
Nemli Bölge Toprakları : Bu topraklar nemin gür olduğu yerlerde, gür bitki
örtüsüyle kaplıdır.
Kurak ve yarı kurak bölge toprakları : Kestane ve kahverengi bozkır
topraklarıdır yani çöl toprakları.
Yer Göçmeleri ve Kaymalar
Yer göçmesi: Kayaların, taş parçalarının, toprağın, büyük kütleli
tabakaların birbirine kayarak yer değiştirme olayıdır.
Yer Kayması: Üstteki geçirimli tabakaların, alttaki geçirimsiz ve kaygan
tabakalar üzerinde, eğim doğrultusunda kaynamasıdır. Yer kaymasının yaygın
adı heyelandır. Yer göçmeleri eğimin çokluğu, şiddetli yağış, sebeplerinden
olur. Heyelan oluşumunu etkileyen unsurlardan biride; toprakların yapısal
özelliğidir. Heyelan olaylarının en çok görüldüğü mevsim; ilkbahar sonrası
kar erime zamanıdır.
Toprak Erozyonu: Toprak erozyonunu oluşturan etmenler;
Toprağın sular tarafından aşındırılması
Rüzgarlar
Bitki örtüsü
Buzullar
Sel
Eğim
Yangın
Korunma yolları
Ağaçlandırma,
Bitki örtüsü,
Baraj gölleri yapma,
Tarlalar eğime yatay sürülmeli
Ağaç kesimlerine karşı tedbirler |