
Güneş sıradan bir yıldızdır. Kütle ve ışıma gücü bakımından
ortalamanın biraz üzerinde olmakla birlikte parlak, büyük kütleli
yıldızların yanında biraz soluk benizli kalır. Bazı yıldızların kütlesi
Güneş'in kütlesinin birkaç katı, bazılarınınki ise 100 katı olabilir ama
yakınımızdaki yıldızların tipik kütlesi Güneş'in kütlesinin üçte biri
civarındadır. Yıldızlar kimi zaman çiftler halinde bulunur. Bu durumda
yıldızların yörünge hareketlerini birbirlerine uyguladıkları karşılıklı
kütle çekim kuvvetleri belirler. Bu karşılıklı dans astronomlara çift
yıldızların kütlelerini doğrudan ölçme olanağı sağlar.
Tek başına bulunan yıldızların kütleleri, ışıma güçleri ve renkleri
gözlenerek, dolaylı bir yoldan ölçülür. Bir yıldızın ışıma gücü kütlesine
çok duyarlı bir biçimde bağlıdır: kütle ikiye katlandığında ışıma gücü 10
kat artar. Yıldızın ışıma gücü arttıkça sıcaklığı da artar. Yıldız hemen
hemen mükemmel bir fırına ya da kara cisme benzer. Kara cismin sıcaklığı
arttıkça yaydığı karakteristik ışınımın dalgaboyu kısalır, sıcaklık
azaldıkça dalgaboyu uzar. Bu nedenle sıcak kara cisimler mavi, soğuk kara
cisimler ise kırmızı renklidir. Genelde, yaydığı ışınımın dalgaboyu kara
cismin sıcaklığının bir ölçüsüdür. Astronomlar bir yıldızın sıcaklığını
renginden, ya da başka bir deyişle ışığının tayfını elde ederek ölçerler.
Yıldızlar bir dereceye kadar ideal ışınım yayıcılar olduklarından, yıldızın
büyüklüğünü rengine ve ışıma gücüne bakarak anlayabiliriz: ışıma gücü yüksek,
sıcak ve mavi olanlar dev; sönük, serin ve kırmızı olanlar cücedir.
Yakın yıldızlar arasında her renkten ve parlaklık sınıfından örnekler vardır.
Yıldızlar hakkında bildiklerimizin çoğunu bu yakın yıldızları inceleyerek
elde ederiz. Yakın yıldızlar göreceli olarak parlak olduklarından
astronomlar bunların kimyasal yapıları ve hatta kimi zaman büyüklükleri ve
kütleleri konusunda ayrıntılı bilgiler elde edebilirler. Yakın yıldızlar
derken Güneşimize ek olarak birkaç yüz başka yıldızdan söz ediyoruz. Bu
yıldızlardan bazıları boyut olarak Güneş'ten birkaç bin kat büyük kırmızı
dev yıldızlar, diğerleri gene boyut olarak Güneş'ten birkaç bin kat küçük
beyaz cücelerdir. Tüm bu yıldızların kütleleri Güneş'in kütlesine yakındır.
Bu yıldızların çoğunluğu ise ne dev ne de cücedir. Büyük ölçüde şişmiş ya da
büzülmüş yıldızlar Güneş'le karşılaştırıldığında büyük bir olasılıkla
evrimlerinin ileri aşamalarında olan yıldızlardır.
Buradan bir model çıkıyor: yıldızların yüzey sıcaklığına karşı ışıma
güçlerinin çizildiği diyagramda yıldızların çoğunluğu ana kol adı verilen
düz bir çizgi üzerinde yer alırlar. Bu diyagram astronomlar için öylesine
önemli ve vazgeçilmezdir ki özel bir adı bile vardır: Ejnar Hertzsprung ve
Henry Norris RusselFin adlarına izafeten bu diyagrama Hertzsprung-Russell
diyagramı adı verilir. Ana kol üzerinde yıldızların ışıma güçleri arttıkça
sıcaklıkları da artar.
Ana kolu farklı kütlelerde oldukları halde tümü de hidrojen yakan
yıldızların geometrik yeri olarak yorumlayabiliriz. Hidrojen tükeninceye
kadar çok uzun zaman geçer. Bu süre örneğin Güneş için 10 milyar yıldır. Bu
nedenle hidrojen yakan ana kolda yıldızların yeri tüm hidrojen tükeninceye
kadar çok az değişir. Güneş sarı renkli bir ana kol yıldızıdır. Çok değil,
eğer bizden yalnızca 10 parsek uzakta olsaydı, çıplak gözle zar zor
görülebilen bir ışık noktası halinde olurdu.
Buna ek olarak ana koldan uzakta yer alan yıldızlar da vardır. Bu
yıldızların ışıma güçleri uç değerler alır, çok küçük ya da çok büyük.
Yıldızlar da buna göre cüce veya dev olarak sınıflandırılırlar. Kırmızı
devler ve mavi devler, kırmızı cüceler ve beyaz cüceler vardır. Güneş gibi
bir yıldız helyum yakarken dev olmaya mahkûmdur. Yalnızca yüz milyon yıl
veya biraz daha fazla zaman alan bu evre göreceli olarak kısa ömürlü
olduğundan, kırmızı devler ana kol yıldızlarına oranla daha ender rastlanan
yıldızlardır. Beyaz cüce, tüm yakıtını bitiren Güneş türü bir yıldızın
geçireceği son evredir. |