
Mevcut ilk yazılı kayıtlardan bu yana, yıldızların düzeni, temel
olarak değişmeden kalmıştır. En eski ve eksiksiz liste M.Ö. 120 yılında,
kadir sistemiyle ilgili bölümde de adı geçen İyonya'lı astronom Hipparkos
tarafından kaleme alınmış olan listedir. Onun tarif ettiği tüm yıldızlar
şimdi aynı parlaklıkta ve pratik olarak aynı yerde izlenebilmektedir.
Daha önce belirtiğimiz göksel enlem ve boylamlar dışında gökkubbe, şekil ve
büyüklük yönünden farklılıklar gösteren 88 bölgeye ayrılmıştır. Her bir
bölge bir Takımyıldız'a (costellation) karşılık gelir. Her bir Takımyıldızın
da mitolojik ya da yarı mitolojik bir varlığı temsil ettiği düşünülür.
Mevcut Takımyıldızların yarısı Hipparkoss ve Ptolemi tarafından
belgelenmiştir (Ptolemi'nin ünlü kataloğu - Almagest -günümüze islam
göbilimcileri aracılığıyla ulaşmıştır). Geri kalan Takımyıldızlar güney
Gökyarıküresinde olup 16. ve 17. yüzyıllara dek isimlendirilmemişlerdir.
Herhangi bir Takımyıldızı oluşturan yıldızlar grubunun pek azı temsil ettiği
mitolojik varlığın şekline benzer. Asırlar önce izleyenlerin gördükleri
şekilleri görebilmek için hayalgücünüzü bir hayli zorlamanız gerekebilir.
Dünya güneş çevresindeki yörüngesinde yol aldıkça güneş de bazı
takımyılızlar içinde hareket ediyor gibi gözlenir. Güneşin izlediği bu yola
ekliptik ismi verilir, ve ekliptik üzerindeki Takım yıldızlara da Burçlar (Zodiak
Takımyıldızları) denir.
Antik çağlarda ilkbaharın başlangıcı yeni yılın başlangıcı sayılırdı. Bu
tarihe Vernal Ekinoks (İlkbahar ekinoksu, gündönümü, -21 Mart' a rastlar-)
denir. İlkbahar ve sonbahar Ekinoks'ları (Gündönümleri), yıl boyunca gece ve
gündüzün eşit olduğu iki gündür. Asırlar içine, güneşin İlkbahar Ekinoksu
anında içinden geçtiği burç değişir. Bu nedenle de değişik mevsimlerde
görülen takımyıldızlarda da kayma olur. Hipparkos'un zamanında, İlkbahar
Ekinoks'u anında güneş Koç (Aries) burcundaydı, zamanımızda ise Balık
(Pisces) burcundadır, ancak yakında Kova (Aquarius) burcuna geçecektir.
Şimdi Kova döneminin şafağındayız denebilir.
Euphrates vadisinde bulunan tabletlerden anlaşıldığına göre yılbaşında güneş
Boğa (Taurus) burcunda imiş. Buna göre tabletlerin bahsettiği olayların M.O.
2450 yılları dolayında geçtiğini söylemek yanlış olmaz.
Dünya güneş etrafındaki yörünesinde ilerledikçe. Dünyanın karanlık yüzü (güneşin
aksi yönünde kalan yüzü, gece bölgesi) uzayın başka bir bölgesine döner.
İşte bu nedenle değişik mevsimlerde gece gözleyebildiğimiz Takımyıldızlar da
farklı olur. Takip eden bölümlerde, Türkiye'den degişik mevsimlerde
gözlenebilen takımyıldızlardan önemlilerini, mevsim mevsim öğreneceğiz.
Türkiyeden ya da kuzey yarıküredeki bizim enlemimizdeki ülkelerden
görünmeyen takımyıldızları konumuz dışında tutacağız.
(Konumu kuzey ya da güney kutbunda olan biri için durum farklıdır. Ufuk
üzerinde kalan gökyüzü bölümü daima dünyanın ekseni doğrultusundaki gökküre
bölümü olacaktır ve mevsimlerle değişmeyecektir. Mevsimlerle değişecek olan
takım yıldızların sadece bulundukları yön olacaktır.)
Parlaklık - Kadir Sistemi (Magnitude)
Yıldızlar hakkında bilinmesi gerekenlerin ilki, tüm yıldızların aynı
parlaklığa sahip olmadıklarıdır. İleriki bölümlerde, yıldızların
parlaklıklarını tanımlamak için, "Kadir (Magnitude) Sistemi" kullanılacaktır.
İyonyalı (İznik doğumlu) filozof ve bilim adamı Hipparkos (M.Ö.2.Yüzyıl)
yıldızların parlaklığını birbirleriyle karşılaştırarak bugün de geliştirerek
kullandığımız kadir sistemini oluşturmuştur. Hipparkos, birkaç yüz yıldızdan
oluşan katoloğunu derlerken, yıldızları parlaklık açısından 6 sınıfa
ayırmıştır. Katologdaki en parlak yıldızlar Birinci Kadir Yıldızlar olarak
anılırlar. Sonraki en parlak grup İkinci Kadir Yıldızlar olmak üzere
sınıflama devam eder. Açık ve karanlık bir gecede çıplak gözle görülebilen
en sönük yıldızlar Altıncı Kadirden Yıldızlar'dır. Bu sistemde en büyük
kadir numarasının en sönük yıldızlara karşılık geldiğine dikkat ediniz. Her
kadir numarasına karşılık gelen parlaklık, kendinden bir sonra gelen kadir
numarasına karşılık gelen parlaklıktan 2,5 kez daha parlaktır. Böylece
1.Kadirdeki bir yıldız 6.kadirdeki bir yıldızdan yaklaşık olarak yüz kez
daha parlak olmaktadır. Birinci kadirden daha parlak 15 kadar yıldız ve
tabii ki bazı gezegenler ay ve güneş vardır, bunların da parlaklığı aynı
sistemle sıfır ve eksi kadir numaralarıyla belirtilirler. Kadir sistemi
Hipparkos'dan çok sonraki gökbilimciler tarafından geliştirilerek, bu gün
her türlü gök cisminin parlaklığı belirtilebilmektedir. Çıplak gözle
göremesek de dürbün ve teleskoplarla görebildiğimiz kadir numarası 6'dan çok
daha büyük yıldızları ve gök cisimlerini tanımaktayız.
Açılar
Gökyüzünde Takımyıldızları ya da herhangi bir yıldızı bulmakta, birinin
diğerine göre yerini saptamakta kullanacağımız iki ölçü olacaktır, bunlardan
biri yön, diğeri ise uzaklıktır. Yön için kuzey güney doğu batı gibi doğal
yönleri ve ufuk, tepe noktası (zodiak) gibi referansları, uzaklık birimi
olarak da açıyı kullanacağız.
Takımyıldızları çıplak gözle bulmak ve gözlemek sözkonusu olduğunda,
gökyüzünde çok geniş alanları ele almak gerekir. Açılar söz konusu olduğunda
ve gökyüzünü bir kubbe olarak düşündüğünüzde, ufuktan başucu noktasına (zenit
noktası) kadar olan mesafe 90 derecedir, aksi yöndeki ufka kadar da bir 90
derece daha vardır. Kolumuzu ileriye uzattığınızda, yumruğunuzun genişliği
yaklaşık 10 derecedir. Kolunuzu uzattığınızda elinizle pek çok açıyı
yaklaşık olarak ölçmek mümkündür. örneğin, Karışınız 25 dereceye karşılık
gelir. önce yumruk yapıp sonra sadece serçe ve işaret parmaklarlarınızı
olabildiğince açarak 15 dereceyi, işaret orta ve yüzük parmaklarınızı
birleştirerek 5 dereceyi, serçe parmağınızın genişliğiyle 1 dereceyi
ölçebilirsiniz. Aşağıdaki şekil daha açıklayıcı olabilir.
Bununla birlikte bu ölçüler kişiden kişiye ufak farklılıklar gösterebilir.
Gökyüzünde her gece görebileceğiniz Büyük Ayı Takımyıldızının bir bölümü
olan Büyük kepçenin yedi yıldızının birbirine olan uzaklıkları aşağıdaki
şekilde gösterilmiştir. "İlk Bahar Takımyıldızları 1.Bölüm"de ilk olarak
inceleyeceğimiz büyük kepçeyi tanıdıktan sonra elinizi açıları ölçmekte
nasıl kullanabileceğinizi de denemenizde yarar vardır.
Yıldızları gözlemeye başlamadan önce bilinmesi gerekenler:
Gözlem için ayın olmadığı, şehir ışıklarından uzak, ve havanın berrak olduğu
geceleri tercih edin.Gözleme başlamadan önce 10 dakika kadar karanlıkta
bekleyerek, gözlerinizin karanlığa alışmasını sağlayın. Karanlığa adapte
olduktan sonra çok sönük yıldızları bile görebildiğinizi
farkedeceksiniz.Eğer bir gökyüzü atlasınız varsa yanınıza alın, ve kızmızı
ışık veren bir cep feneri kullanın. Kırmızı ışık karanlığa uyum sağlamış
görüşünüzü en az etkileyendir.Kış gözlemlerinde ya da serin gecelerde
mutlaka iyi giyinin. Hava sıcak gibi görünsede yanınıza yedek bir giyecek
alın. Gözlemden sizi en çabuk vazgeçirecek şey üşümeniz olacaktır.İlk
gecelerde herşeyi görmeye çalışmayın. Öncelikle belirgin olan
takımyıldızlarla başlayın, göremedikleriniz için umutsuzluğa kapılmayın.
Evde çalışıp başka bir gece izlemeyi deneyin. Zamanla, alıştıkça daha çok
yıldız tanıyacak, yazılanlardan çok daha fazlasını göreceksiniz.
Yıldızlardan önce, sabretmeyi öğrenmelisiniz.Sönük yıldızları görmek için
onlara direkt olarak bakmayın. Yanındaki bir alana baktığınız vakit
gözünüzün kenarıyla sönük yıldızları çok daha iyi farkedersiniz, gözünüzü
ona çevirdiğinizde kaybolacaklardır, şaşırmayın.Basit bir dürbününüz varsa,
yanınıza alın, gözlemlerinizde pekçok yararı olacaktır.
|