
Karanlık içindeki aydınlıklar:
GÖKCİSİMLERİ
Günümüzde, yıldızlı bir gökyüzü ancak şehir ışıklarından uzakta bir
yerde, karanlık ve bulutsuz bir gecede görülebilse de bu binlerce ışık
her çağda insanları etkilemiştir. Gökolayları otuz bin yıl önceki
insanın bile ilgisini çekmiştir. O çağlarda yaşayan insanlar kemikler
üzerine yaptığı oymalarda Ay'ın evrelerini çizmiştir.
Yazı: Prof. Dr. Serdar Evren (Ege
Üniversitesİ Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü)
İllüstrasyon: Emre Erdur
Gökyüzündeki çevrimsel olayların anlaşılmaya başlanmasıyla tarımda ilerleme
oluyor, daha gelişmiş takvimler hazırlanıyordu. Gün uzunluklarının değiştiği,
Güneş'in gökyüzünde aynı yolu izlemediği fark ediliyor ve Güneş'in
hareketleriyle mevsimler arasında bir ilişki olduğu anlaşılmaya başlıyordu.
Güneş'in doğuş ve batış konumları gözlenerek bir yılın uzunluğu bulunmaya
çalışılmıştı. Bu tür pratikler için en eski arkelojik kayıtlardan biri,
meşhur İngiliz anıtı Stonehenge'e aittir. Birçok arkeologa göre Stonehenge,
her yılın başlangıç kutlamaları için yapılmış bir seremoni merkezidir.
Dünyanın en büyük teleskobuna sahip, Keck Gözlemevi (Mauna Kea, Hawaii).
Modern teleskoplarGökbilim araştırmaları insanın dünya görüşünü değiştirdi.
İnsanı, evrenin merkezi kabul eden kuram, yerini modern, çok büyük bir evren
modeline bıraktı. Modern gökbilim tüm evreni ve onun farklı madde-enerji
oluşumlarını araştırır. Gökbilimcilerin laboratuvarları gökyüzüdür.
Gökyüzündeki cisimleri yeryüzünden teleskoplarla veya atmosfer dışından
uydular ve uzay teleskopları kullanarak araştırır.
Güneş'teki patlamaGüneş sisteminde Güneş'in hükmü sürer. Enerjisini
merkezindeki nükleer tepkimelerden üretir. Güneş bize en yakın yıldız
olmasına rağmen aramızdaki uzaklık yaklaşık 150 milyon km'dir. Bu uzaklıktan
yola çıkan ışık bize 8 dakika sonra ulaşır. Halbuki, Güneş'ten sonraki bize
en yakın yıldıza (Proxima Centauri) ışık hızıyla gidilirse ancak 4.3 yılda
varılabilir. Yanan bir gaz küre olan Güneş, hidrojen ile doludur ve yarıçapı
700.000 km'dir. 4.5 milyar yıldır gezegenlerarası ortama ışık yollamakta ve
bir bu kadar yıl daha aynı enerjiyi salmaya devam edecektir. Normal
yaşantısından sıkılan ısı ve ışık kaynağımız, bazen üzerinden yüksek
enerjili dev alevler püskürtür.
En parlak ve en yakın açık yıldız kümelerinden biri,Ülker (Pleiades) açık
yıldız kümesi.
Yıldız kümeleriYıldızlar uzaya düzgün olarak dağılmamışlardır. Birbirlerine
yakın yerlerde doğmuş olanlar"yıldız kümeleri"ni oluştururlar. Bazı
durumlarda milyarlarca yıl beraber kalırlar. İçinde yüzlerce yıldız
bulunduranlar "açık yıldız kümesi", binlerce yıldız bulunduranlar"küresel
yıldız kümesi" olarak adlandırılır.
Atbaşı bulutsusu.Yıldızlararası uzay boş değildir. Atomlar, moleküller, en
basit parçacıklar ve tozdan oluşan büyük bulutlar vardır. Yeni madde,
patlayan ve genişleyen yıldızlar tarafından yıldızlararası uzaya atılır.
Yeni yıldızlar yıldızlararası bulutların büzülmesinden oluşur. Bebek
yıldızların oluşum yerleri veya ölü yıldızların geriye bıraktıkları
kalıntılar en genel anlamda "bulutsu" olarak adlandırılır. Her biri değişik
şekil ve renklere sahiptir.
Yıldızlar arasındaki alışverişGüneş gibi binlerce yıldız çıplak gözle
gözlenebilirken küçük bir teleskopla milyonlarca yıldız gözlenebilir.
Yıldızlar onların gözlenen özelliklerine göre sınıflandırılır. Çoğunluğu
güneş benzeri yıldızlardır. Bununla beraber, bazı yıldızlar çok büyüktür.
Bunlara, "devler" veya "süperdevler" adını verirken, çok küçük olanlara da "beyaz
cüceler" ismini takarız. Aslında, "beyaz cüceler", "nötron yıldızları" ve "karadelikler"
gibi gökcisimleri, ölmüş yıldızların geriye bıraktıkları kalıntılardır.
Güneş, evrimini tamamlayıp öldükten sonra geriye bir beyaz cüce bırakacaktır.
Yıldızların farklı türleri evrimlerinin farklı evrelerini temsil eder. Çoğu
yıldız çift veya çoklu sistemlerin üyeleridir. Güneş, ender görülen tek
yıldızlardan biridir. Birçok yıldızın parlaklığı da sabit kalmaz ve zaman
içinde dönemli veya dönemsiz olarak değişir. Bunlara da "değişen yıldız"
denir.
West kuyruklu yıldızı
Güneş sistemimiz içinde, dokuz gezegenden başka kuyruklu yıldızlar, Mars ve
Jüpiter arasında dolaşan binlerce asteroid, Neptün ve Pluto arasında son on
yıldır varlığı bilinen yüzlerce küçük gezegen ve sayısız göktaşı vardır.
Davetsiz konuklar olarak kabul ettiğimiz kuyruklu yıldızlar güneş sisteminin
oluşumundan geriye kalan ilkel güneş bulutsusunun artık maddelerini taşıyan
kirli buz toplarıdır. Güneş'e doğru yaklaştıkça eriyerek, içlerindeki
maddeyi gezegenlerarası ortama bırakırlar. Bu parçalar ve başıboş dolaşan
göktaşları zaman zaman yer atmosferine yanarak girerler ve toz olurlar. Kısa
süreli, yanarak kayan ve ışık saçan bu cisimler, halk arasında "yıldız kaydı"
olarak yorumlanır. Bazı çok büyükleri ise yüzeye kadar ulaşıp tehlikeli
olabilir ve çarpmanın şiddetine bağlı olarak krater adıyla anılan büyük
çukurlar açarlar. Bu tür kraterlere yer benzeri katı gezegenlerin (Merkür,
Venüs, Mars) ve Ay'ın üzerinde çok rastlanır. Dev gaz gezegenlere (Jüpiter,
Satürn, Uranüs, Neptün) çarpanlar ise onların atmosferi içinde yok olurlar.
Satürn Dev gaz gezegeni: SatürnGüneş sistemindeki gezegenlerin incelenmesi
1980'li yıllarda hızlanmıştır. Gezegenlerin yüzeyleri ve onların uyduları,
uzay araçları tarafından incelenmiştir. Bazı uzay araçları Venüs ve Mars'ın
yüzeyine yumuşak iniş yapmışlar, bazıları ise diğer gezegenlerin çok
yakınından geçmiştir. Şu anda bile birçok uzay aracı görevlerini yerine
getirmek için uçuşlarına devam etmekte, sürekli bilgi ve görüntü
yollamaktadır. Örneğin, Cassini uzay aracı önümüzdeki yıllarda halkalı
gezegenimiz Satürn'e ve onun uydusu Titan'a ulaşacaktır. Görevi ise Titan'ın
atmosferini incelemektir. Çünkü, Titan şu anda ilkel Yer atmosferine sahip
tek uydudur. Yaklaşık iki milyar yıl sonra belki de insanların
yaşayabileceği bir atmosfere sahip olacaktır.
Samanyolu gökadasına benzer yapıdaki komşu gökadamız, Andromeda Gökadası.
Andromeda GökadasıGökyüzünde gördüğümüz tüm yıldızlar içinde yaşadığımız
büyük yıldız topluluğu "Samanyolu" gökadasına aittir. Yaklaşık 200 milyar
yıldız içerir ve sarmal yapıdadır. Işık, bizim gökadamızı bir ucundan diğer
ucuna yüz bin yılda geçer. Komşu gökadalar "Andromeda", "Büyük ve Küçük
Magellan Bulutları"dır. Andromeda'dan çıkan ışık bize iki milyon yılda gelir.
Samanyolu, sayısız diğer gökadalardan yalnız birisidir. Gökadalar gökada
kümelerini, bunlar da süper kümeleri oluşturabilir. |